KARAKURT AİLELERİ BİLİNÇLİ OLMAYA ÇAĞIRDI

25.03.2018

213 Kişi Okumuş

0 Yorum

KARAKURT AİLELERİ BİLİNÇLİ OLMAYA ÇAĞIRDI

Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü nedeniyle Down Sendromu Derneği Kastamonu üyeleri, kutlama partisinde bir araya geldi. Down Sendromu Derneği Kastamonu İl Temsilcisi Neriman Karakurt, Down Sendromu konusunda aileleri bilinçli olmaya çağırdı.

Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü çerçevesinde Down Sendromu Derneği Kastamonu İl Temsilciliği üyeleri bir araya geldi. Down sendromun tanımını yapan Down Sendromu Derneği Kastamonu Temsilcisi Neriman Karakurt, sendromun genetik bir farklılık, bir kromozom anomalisi olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE’DE YAKLAŞIK 70 BİN DOWN SENDROMLU KİŞİ VAR”

Down sendromuna sebep olduğu bilinen tek etmenin hamilelik yaşı olduğuna işaret eden Neriman Karakurt: “Genel olarak genç kadınlar daha fazla bebek sahibi olduğundan Down sendromlu çocukların yüzde 75-80’i genç annelerin bebekleridir. Ülke, milliyet, sosyo-ekonomik statü farkı yoktur. Ortalama her 800 doğumda bir görülür. Tüm dünyada 6 milyon civarında, Türkiye’de ise yaklaşık 70 bin down sendromlu kişi olduğu tahmin ediliyor” dedi.

Karakurt, down sendromlu bebeklerin yaşıtlarından daha yavaş büyüdüklerini belirterek: “Zihinsel gelişimleri geriden gelmektedir. Bu gerilik yaş büyüdükçe daha belirgin olarak gözüküyor. Uygun eğitim programları ile down sendromlu çocuklar da pek çok başarıya imza atıyorlar. Down sendromlu bireyler genel olarak yaşıtlarından daha kısa boylu olurlar ve metabolizmalarının yavaş çalışması nedeni ile doğru beslenme alışkanlığı edinmezlerse ileri yaşlarda kilo problemi yaşayabilirler” diye konuştu.

“DOWN SENDROMLU ÇOCUKLAR DA FARKLI ZEKA SEVİYESİNE, YETENEK VE KİŞİLİĞE SAHİPTİRLER”

Zihinsel engelli olmanın duygusal engelli olmak anlamına gelmediğini kaydeden Karakurt: “Down sendromlu bebekler her şeyden önce bebeklerdir. Beslenme, temizlenme, sevilme ihtiyacı duyan, acıkınca, sıkılınca ağlayan, kızan, küsen, gülen, geceleri sizi uyutmayan bebekler. Down sendromlu gençler de cinsel kimlikleri bulunan, ergenlik bunalımı yaşayan, aşık olan, kalbi kırılan, kardeşi ile kavga eden, gülen, dans eden gençlerdir. Bizler gibi onlar da tüm duyguları yaşarlar. Her çocuk gibi Down sendromlu çocuklar da farklı zeka seviyesine, yetenek ve kişiliğe sahiptirler. Erken eğitim programları, fizyoterapi, dil terapisi, alternatif terapiler, oyun grupları gibi seçenekler aileler tarafından iyice değerlendirilmeli ve doğru kaynaklara ulaşılarak karar verilmelidir. Eskiden okuyamaz bile denilen bu bireyler artık lise hatta üniversite bitirebilmekte, ikinci bir dil öğrenebilmekte, çalışabilmekte, bağımsız veya yarı bağımsız hayatlar sürebilmektedirler. Bu yüzden hayallerimize sınır koymamalıyız ama hayallerimiz sınırsız da olsa çocuğumuzu doğru değerlendirerek ayakları yere basan, gerçekçi gelecek planlar yapmanın onun mutluluğunun anahtarı olduğunu da unutmamalıyız” açıklamasında bulundu.

(Haber Merkezi)

YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.